sanala yasaklar hakkında röportaj
Röportajın ilk bölümünü Ali Akurgal; Ülkenin Toptan Yararını Düşünerek Taklit Olmayan Girişimlere Destek olmalı – 1 ve ikinci bölümünü Akurgal : Kıbrıs Çıkartması Bize Olanaksızlıklarımızı Gösterdi – 2 başlıklarını tıklayarak okuyabilirsiniz.
turk.internet.com; Eğitime gelirsek, sizin eğitimde internetin aktif olarak kullanılması yönünde bazı fikirleriniz var. Bunlardan bahsedebilir misiniz? Ezberci eğitim sisteminin yerine, internet vasıtasıyla etkileşimli bir sistem geliştirmek mümkün müdür?
Ali Akurgal; İnternet büyük bir nimet. Ancak burada yararlı bilgi olduğu gibi zararlı ve yanlış bilgi de bulunabiliyor. Çünkü internet, toplumun aynası. Toplumda da zararlı ve yanlış bilgiler, hattâ arkadaşlıklar olabiliyor, internette de. Aslında interneti bu denli etkin kılan, kısıtsız ve özgür bir ortam olması. Siz, yetiştirdiğiniz yeni kuşakları nasıl sokağın olumsuz etkilerinden korumak için onları evlere hapsedip serada yetiştirir gibi yetiştirmiyorsanız, internette de aynı düzeyde korumalısınız. Daha önemlisi, o kuşakları siz korumamalısınız, onlara kendi kendini korumayı öğretmelisiniz.
Bir kısım internet sitelerini yasakladığınızda, kötü niyetli yabancıların, sizi ne ile suçladığını kendi toplumunuzdan gizlemiş oluyorsunuz. Dünyanın geri kalanı ise, bizim toplumdan bir tepki gelmediğinden o yanlış bilgileri doğru olarak algılıyor, bizim suskunluğumuzu da utancımıza veriyorlar. Mezarında rahat uyusun, “devrim tarihi” hocamız, bize, “hepiniz mühendis çıkacaksınız, yabancı ülkelere gideceksiniz, orada sizlere Ermenileri nasıl kestiniz diye suçlamalar yöneltilecek, verecek yanıtınız olsun” diye anlatmıştı “Ermeni meselesi”ni. İnternetin zararlı siteleri bence yasaklanmamalı, ancak bu sitedeki bilgilerin doğru olmadığına ilişkin bir uyarı ile aktarılmalı.
Özgür internet (ya da özgürlüğü iade edilmiş internet) sonsuz bir bilgi kaynağı. Devlet, eğer internetteki zararlı bilgiyi ayıklamak istiyorsa, bir başvuru kapısı açar ve isteyen herkesin göndereceği adreslerdeki bilgilerin doğruluğunu belgeler (tevsik eder). Bu yolla, devlet yanlış ve zararlı bilgiyi ayıklayan bir de süreç sâhibi olmuş olur.
İnternetin olumsuz etkisi bu veya başka bir şekilde ortadan kaldırıldığında, insanları internette etkileşim içerisinde arayışa sokmak için gene devlet, yarışmalar açabilir. Bir konu verir, iki hafta süre tanır, bu konuda en derli toplu zengin ve anlamlı bilgiyi bir araya getirebilene ciddi bir ödül verir. Bu bilgisayar da olabilir, tatil de olabilir, burs da olabilir. Araştırmayı, internette etkileşimle yolunu bulmayı becerebilen kazanır. Ezbere dayalı üç … yüz üç siteye bakıp yalnız oradaki ile yetinen kaybeder.
Devlet, eğer gerçekten iyi bir iş yapmak isterse, hadi adını da hicvederek koyalım, “Toogle” diye bir arama motoru kurar, bununla yalnızca onaylanmış bilgiye erişimi destekler. Benim düşüncem, derslerin internet üzerinden verilmesi ile eğitim yönünde değil. Bu yöntem, ders kaçırmak zorunda kalan, veya çalışarak öğrenim görmek zorunda olanlar için bir kolaylık. Ama etkileşimli, araştırmacı öğrenim, bundan ayrı bir şey.
turk.internet.com; Turkcell Teknoloji açılışındaki görüşmemizde bilgisayar kapalıyken bile içindeki bilgilere erişim imkanı sağlayabilen bir yazılımdan ve bunun gibi bir kaç tane daha yeni yazılım çalışmasından bahsetmiştiniz. Bunlardan da kısaca bahsedebilirseniz çok memnun olurum.
Ali Akurgal; Bilgisayarınızdaki bilgiler ve siz her zaman birlikte olamıyorsunuz. Hele bilgisayarınızda bir arıza olup bilgilerinize ulaşılamaz noktaya gelirseniz, sonsuza kadar bu bilgilere elveda demek zorundasınız.
Kolaylıkla benzeri Türkiye’de de yapılabilecek bir hizmeti uluslar arası bütünlüğü korumak amacıyla, Telemedya Grubu ile yurt dışından Türk kullanıcısına sunulmak üzere Türkcell’e önerdik. Bu sistemde, evinizdeki ve/ya işyerinizdeki bilgisayar(lar)ınızda, cep telefonunuzdan erişmek istediğiniz belgeleri işaretliyorsunuz. Sistem, belli sıklıkla bu belgelerin son durumlarını bir ana sunucuya kopyalıyor. Böylece sizin bilgisayarınızdaki bilgi ulaşılamaz duruma düşse bile (back-up konumundaki) yedek bilgi elde kalıyor. Dahası, bir başka bilgisayardan veya cep telefonunuzdan bu yedek bilgiye her an her yerden ulaşabiliyorsunuz ve bunu kullanabiliyorsunuz. Hem de öyle ki cep telefonunuzun belleği ve işlemci gücünün açmaya yetmeyeceği programlarda bile.
Çünkü tıpkı 25 sene önceki mantıkla, akıllılık merkezde, sizin elinizdeki terminal yalnızca ekran görüntüsünü size aktarıyor. Böylece bilgisayarınız yanınızdayken, diyelim, pili bitse ve şarj etme olanağınız olmasa bile cep telefonunuzla merkeze ulaşıp yapmakta olduğunuz işi sürdürebiliyorsunuz.
turk.internet.com; Turkcell Mobil Gelecek Yarışması nasıl gidiyor? Daha önce yapılan yarışmada önünüze gelen ve dereceye giren projeler nasıl değerlendirildi? Bu tür fikirler teknoloji çalışanlarına bir esinlenme katıyor mu? Bu sene neler yapılıyor? Kısaca bahsedebilir misiniz?
Ali Akurgal; Mobil Gelecek Yarışması sonuçlandı. 296 başvuru yapılmıştı ve bunlar arasından 19’u finale kalmıştı. Benim gözümde finale kalanların hepsi kazandı. Ödül alanlar kadar ödül alamayanlar da ilginç projeler. Doğal olarak hemen tümü, o fikirleri üretenlerin bir şekilde eksikliğini duydukları alanlara getirilen çözümler. Ödül alamayan bir sağlık projesi vardı, ben en çok onun iyi “iş yapacağını” düşünüyordum.
İçerdiği 3 boyutlu görüntü algoritması nedeniyle ödül alan bir proje, eğer turizm alanına uygulanırsa, turiste, “5 USD’ye 3 boyutlu Efes turu” veya “10 USD’ye Tarihi Yarımada turistik ve gastronomik tur” satmanın yolu açılır. Tabii turist gezdirenler bu uygulamaya buruk bakabilirler ama onlar da bunu alıp, turiste buna baka baka anlatabilirler.
Kapı zillerinin yanına asarak hemen herkesin anında işletmeye alabileceği, kapı çaldığında sizi cep telefonunuzdan arayıp ekranda “Kapı” yazıp sizi titreşimle uyaran çözüm, başta kulağı ağır işitenlerin çok işine yarar. Hele Türkcell’in CeBit’te sergilediği cep telefonu ile uzaktan açılabilen kapı ile bütünleştirilirse, günlük yaşamımıza giren bir ürün olabilir.
Bende iz bırakan bir başvuru da, bir ek yazılım ile belli marka ve model bir cep telefonunu EDGE ile internete bağlanan, 802.11 ile de dizüstü bilgisayarlara bir router gibi hizmet verebilen çözüm oldu. Bununla, diyelim bir şehirlerarası otobüste, hiç uğraşmadan, ek donanım veya güç kaynağı kullanmadan yolculara internet hizmeti sunabiliyorsunuz.
Bu yarışma ve benzerleri, deyim yerindeyse genç dinamik toplumumuzun fokur fokur kaynayan düşünce kazanının üzerindeki kaymağı toplamakta. Tabii, bu toplanan kaymağı kurumaya, sararmaya bırakmadan tüketiciye sunmak gerek. Geçen seneki yarışmanın kaymağı ne yazık ki kurudu. Bunlar içerisinden arta kalan, hâlâ canlılığını, tazeliğini koruyan bir “Altın Rehber” uygulaması var. Bakalım bunu yaşama geçirebilecek miyiz?.
Buna gereksinme sürüyor olmalı ki, bu sene aynı konuda üstelik önceki seneyi örnek göstererek yapılmış bir başvuru vardı.
Toplumda kaynayan kazan, her sektör için kaynamakta. Türkcell içerisinde ise, GSM alanına odaklanmış olarak kaynamakta. Turkcell, ülkenin bu alandaki kaymak tabakasını barındırmakla öğündüğüne göre, genel kazandan, bu özel kazanda ortaya çıkmamış bir fikrin yüze vurması düşük olasılık. Hattâ yukarıda belirttiğim EDGE / 802.11 dönüştürücü ve router uygulaması, fikir Turkcell’den çıktığı gerekçesi ile ödül alamadı. Ama, ister içerden dışarı ister dışarıdan içeri; etkileşim olması çok çok sağlıklı.
turkinternet.com