Necip Fazıl Kısakürek yazıları

Sayfa:67-68 ;

Sene 1928… Benim şiir diyapazonumunherkesçe beğenilmek noktasından en dik irtifaları kaydettiği basamak… Bütün eser mevcudum o zaman 64 yaprak ve 128 sahifeyi geçmezken, hakkımda yazılıp çizilenler bunun on mislini aşmakta… Yakup Kadri, Alp Dağlarından gönderdiği makalelerde beni ilk defa tarafından keşfedilmiş bir deha diye belirtir. Nurullah Ata (Ataç) benim gedikli meddahım geçinir; İsmail Habib <Edebi Yeniliğimiz>de, bendeki his ve hayal yüksekliğine hiçbir şairin çıkmamış olduğunu kaydeder, Peyami Safa ile Mustafa  Şekip de işi, dürüst fikir planında incelemeye çalışır; ve daha ileride de Yaşar Nabi, ismimi <bir mısraı bir millete şeref verecek şair> diye anarken…

Bunları niçin ortaya döküyroum, biliyor musunuz; bunları, bu teneke madalyaları?.. Ben , O Tepenin rüzgarını aldıktan ve müslümanlığımı bayraklaştırdıktan sonra, bu insanlardan bir ikisi müstesna, hemen hepsi ve daha niceleri benden yüz çevirdi ve beni, <Sanatına kıyan geri adam> diye yaftaladı da ondan.

Görüldüğü gibi Necip Fazıl devrin önde gelen edebiyatçıları ve daha nice aydın(!) tarafından övülüyor .Öyle ki Yakup Kadri bile Necip Fazıl’ın gölgesine sığınıp onu kendisinin keşfettiğini söyleyerek Necip Fazıl’ın gücünden pay almak istiyor. sanatı ittifakla övülen bu kişi hayat görüşünü değiştirdikten sonra neden dışlanıyor??? Sanatından bir şey kaybettiği için mi? Aksine asıl Sanatkarı bulup sanatına paha biçilmez bir değer kattığı için mi?!

(Yakup Kadri, Necip Fazıl’ı ilk keşfeden değil, şiirlerini ilk yayınlayandır.)

Posted in Kategorilenmemiş.

Yorum Yapın